Biz Kimiz?

Jorge Valdano’nun ünlü lafıdır; “Futbol yaşadığımız hayatın metaforudur,” der. Caz müziğin efsanevi ismi Miles Davis de benzer bir lafı çok sevdiği boks için etmiştir: “Boksta da stiller konuşur, tıpkı müzikte olduğu gibi.”

Spor da edebiyat ve müzik gibi toplumsal bir olaydır; Muhammed Ali milyonlarca insana umut oluyorsa, burada bir hikaye vardır… Michael Jordan milyonlarca insanın zihnine ve kalbine kazındıysa, burada estetik vardır… Spor, zaman zaman isyan, zaman zaman acı, zaman zaman güzelliktir; bir metafor ve bir stildir.

Biz, işte bu metaforun, bu stilin peşine düşmüş bir grup genciz. Tribünleri ayağa kaldıran bir smacı, otuz beş metreden atılmış bir golü, güçlü bir servisi, maçı bitiren o sol kroşeyi seviyoruz. Muhammed Ali’nin milyonlarca insana nasıl umut olduğunu, Napolililer’in neden İtalya 1990’da kendi ülkeleri yerine Maradona’nın Arjantin’ini desteklediğini, Eric Abidal’in nasıl kanseri yenip sahalara döndüğünü, ünlü besteciler Prokofiev ile Ravel’ın satranç maçlarını merak ediyoruz. Sevdikçe ve merak ettikçe izliyor ve okuyoruz; izledikçe ve okudukça da yazıyoruz. Olay örgülerini, kişileri, ortamları çapraz bağ olarak adlandırıyor, bu bağların arasındaki kuvveti, zayıflığı, ilişkiyi sorguluyoruz

Futboldan boksa, voleyboldan basketbola, satrançtan rugby’e kadar hemen her spor dalında ilginç ve tarihsel hikayeler, maç ve oyuncu analizleri, efsane sporcular üzerine yazılar paylaşıyoruz. Arada bir konuk yazarlarımızla sizlere sürpriz yapıyor, bi’ de söyleşilerle sayfalarımızı renklendiriyoruz.

Kulağa pek yeni, farklı bir şey gibi gelmiyor söylediklerimiz, biliyoruz. Ama biz zaten bir yenilik vaat etmiyoruz, vaat ettiğimiz sadece samimiyet!

Bizler ne eski sporcularız ne de çok şey bildiğini iddia eden spor yazarları. Sadece, sinirliyse gece rüyasında Roy Keane’i görecek kadar sahalara, salonlara, ringlere düşkün; spor denen metafor ve stilin peşinde sürüklenen gençleriz, dileriz sizi de bizle birlikte sürükleyebiliriz!