Draft Bir Kumar

2016 NBA Draftları yaz dönemi yaklaştıkça daha çok önem kazanıyor. Takımların off season hamleleri ve buna göre şekillenecek draft seçimleri ile oyuncuların gelişimi daha yakından inceleniyor.
NCAA kimisine sadece “Mart Çılgınlığı” olayından ibaret, kimisi içinde olgunluğa erişmemiş kısıtlı basketbol olarak görülüyor. Bugün hayranlıkla izlenilen tüm oyuncular ise zamanında orada kendini ispatlamak için her şeyi yapan isimlerdi. Bunları önceden yakalamak ve gelişimini genç yaşından itibaren takip etmek ise çok özel bir deneyim.

pp_kansas_1

Draft’ın bir risk olduğu gerçeği ortada. Hayallerini de yıkabilir, hayal kurmanıda sağlayabilir. Sen 1996 Draft’ında bir Charlotte menajeri olabilirdin. Kobe Bryant‘ı 13. sırada yakaladıktan sonra Lakers’a takaslayıp altın tepside sunduğun süperstarı Staples Center’da pişmanlıklarla dolu izleyebilirdin.

Veya 1998 Draft’ında bir Boston Celtics menajeri. 10. sıradan Paul Pierce seçebilirdin. Belayı tam anlamıyla üzerine çeken ve lafını hiç çekinmeyen bir kolej oyuncusu. Bu oyuncu seni şampiyon yapana kadar yalnız bırakmayıp son ana kadar savaştığını, sezon öncesi 26 yerinden bıçaklandıktan 3 hafta sonra parkeye dönüp 82 maçın tamamında da oynayadığını gururla izleyebilirdin.

Peki nasıldır acaba 2007 Draft’ında Portland Trail Blazers menajeri olmak? Büyük umutlarla seçtiğin, pota altında kraliyet kuracak dediğin Greg Oden sağ dizini bir türlü toparlayamıyor. Bırakın gelişimini, performansını bile doğru düzgün izleyemediğin bir “injury prome” haline geliyor. İşin en dramatik tarafı ise onun arkasından seçilen ismin Kevin Durant olması…

kbrown

2001 Draft’ında Wizards Manajeri olmakta kolay değil. Seçtiğin oyuncu Kwame Brown. İzlemeye başladıkça içinde bir şeyler körerebilirdi. Kendi kendine “bir sürü felaket basketbolcu izledim, bir dolu yeteneksiz adam gördum ama Kwame kadar kifayetsiz olanına yeminle hic rastlamadım” diyebilirdin. Üstelik Pau Gasol, Tony Parker, Zach Randolph seni seçmen için beklerken bu adamla bir ikili ilişkiye girerek ağır dram yaşamak hiç tercih edilir değil.

Böylesine bir çok overrated-underrated durumuyla karşılaşabilir ve olayın akışının tehlikesine kapılabiliriz.

Underrated, overrated’a oranla her zaman ayrı karizması olan bir sıfattır. Bu sıfata layık olan, parkede maçı kurtarır ama bunu çoğu kişi farketmez, o da ettirmeye çalışmaz zaten. Takım arkadaşlarını yoğun eleştiriden kurtarır, teşekkür duymak için beklemeden çeker gider. Pohpohlanmaya ihtiyaç duymaz, gerekeni fazlasıyla yapar, takdir eden birileri olup olmamasını umursamadan ekstra idmanını yapar. Daredevil gibi bir şeydir o.

Bu senede gerçekleşecek Draft organizasyonunda caprazbaglar.com ekibi olarak 2. raunddan seçilmesi planlanan bazı underrated isimlerin yanında olacağız. NCAA oyuncuları arasında seçilmesi beklenen, sıra/performans eğrisi en yüksek olan dört isim;

Pascal Siakam
New Mexico State’in 1994 doğumlu Sophomore oyuncusu 2.06 boyunda ve 104 kilo. Power forvet pozisyonunda oynayan Siakam, maç başına 20.6 sayı 11.8 ribaund ortalamaları ile oynuyor. 2.06 boyuna görede çok iyi bir çabukluğa ve çok iyi bir ribaund potansiyeline sahip. NBA kriterlerine ve uygunluğuna bakılırsa; hücum yönü gücünü ön planda tuttuğu düşünülürse iyi bir etki yaratıyor ve uyum sağlaması bekleniyor. Hücum koordinesinde “hook” atışları hatrı sayılır bir orta mesafe ve sürekli potaya yönelik ayaklara sahip.
Siakam, diğer yeteneklere göre karşılaştırıldığında gözde isimlerden daha düşük bir gelişim çizelgesine sahip olsa da nereye seçilirse seçilsin daha düşük bir risk barındırıyor. 22 yaşındaki yaş dezavantajı ise daha olgun görünümü ile göz ardı edilebilir.

Taurean Prince
Baylor’ın 1994 doğumlu Senior oyuncusu 2.00 boyunda ve 91 kilo.
Kısa forvet ve power forvet pozisyonunda oynayan Prince, maç başına %43.8 şut yüzdesiyle 15.3 sayı ortalamasıyla oynuyor. Kendi ligi içerisinde çok yüksek bir yüzdeye ve bir piyango olabilecek bir ilk tur son seçimleri gibi gözüküyor.
Prince fiziksel açıdan çok yönlülük barındırıyor ve bir yıldız kalıbına sahip. Çoğunlukla üç numara oynuyor ve dört numara içinse çok iyi bir kulaca sahip. Tek uzunlu ve Prince’li sistem Baylor’ın en çok kullandığı alternatiflerden biri. Sezonda oynadığı 63 maçta 104 üçlük isabeti buldu. Serbest atışlarda ise % 80.7 ile isabet buluyor. Kendi skorunu yaratma konusunda yetenekli bir isim. Pull-up, Step-back, dikey fundamentali ve koşucu özellikleri ile iyide bir bitirici.

DeAndre Bembry

Saint Joseph’s Üniversitesi’nde oynayan 1994 doğumlu Junior oyuncusu. 1.98 boyunda ve 91 kilo. Şutör guard ve kısa forvet pozisyonlarında oynayan Bembry, en az 15 sayı, 8 ribaund ve 4 asist ortalamalarıyla oynuyor. LSU takımından Ben Simmons ve BYU Kyle Collinsworth birlikte ülkenin üç draft oyuncusundan biri. Kariyerinde 361 üçlük isabeti bulmuş ve %31.6 ortalama ile oynuyor. Onun yüzdeli olduğu ve alev aldığı kısım köşe üçlükleri. Köşelerden %63.1 ile isabet buluyor. Ülkenin en “underrated” oyuncularından biri olarak görülen Bembry NBA’de yer almak için tüm niteliklere ve öğrenme algısına sahip olduğu konuşuluyor. Geçiş hücumlarındaki dominantlığı ve jumper şutu oldukça etkili. Açık alanda doğru seçimleri yapabiliyor ve takımını doğru yönlendirebiliyor. Olgun bir oyuna ve açıklığa sahip.

Nigel Hayes
Wisconsin’de oynayan 1994 doğumlu Junior oyuncusu. 2.03 boyunda ve 107 kilo. Kısa forvet ve power forvet pozisyonunda oynayan Hayes, maç başına 36 dakika süre alan oyuncu 16.1 sayı, 5.7 ribaund ve 3.1 asist ortalamaları ile performans gösteriyor. Onun için yapılan en doğru yorum Wisconsin’de alması gereken görevin ve yapması gereken doğruların dışında şeylerin onun yapmak zorunda kaldığı ve yüzdesini çok düşürdüğü. Geçen sezon neredeyse %50 ile saha içi isabeti bulurken bu rakam bu sezon %38.6 ‘ya düştü. Bu düşüşün akabinde NBA ortamına çok uygun fizik gelişimi gösterirken özellikle savunmada bir korkulu rüya haline geldi. Oyundaki fiziksel durumu, enerjisi, oyunun içinde kalışı ve sertliği onu Draymond Green’e benzetmelerini açıklıyor. Fakat onun artısı ayaklarının daha da çabuklaşan bir hal alması. Gelişiminin doğru şekilde yapıldığı ve bu listedeki isimler arasında basketbolun en büyük platformuna en hazır gidecek isim gibi gözüküyor. Hücumdaki güc unsurunun ve pota ile yakınlığını iyi koruyup iyi yer almasının sayesinde çizgiye bu sene maç başına 3 kez daha fazla gidiyor. (7.5) Oyuna yüksek oyun açısı ve ve azımsanmayacak oyun bilgisi sayesinde asist yönünüde maç içerisinde konuşturmayı biliyor.

 

 

Bilgi University Sports Management RadyoVesaire every monday 4pm. Basketbol Daily. NBA, NCAA, BSL, Euroleague and Eurocup Media.