Milli Olamayan Forma

Euro 2016 heyecanını yaşadığımız şu günlerde Türkiye milli takımının formasıyla ilgili bir yazı yazmak istedim. 2003’ten beri olduğu gibi bu sene de milli formamız Nike firması tarafından tasarlandı. İç saha forması kırmızı-siyah, deplasman forması ise turkuaz-beyaz olarak futbol severlerin beğenisine sunuldu.

turkiye-forma-tff-ikili

Futbol severlerin beğenisine sunuldu sunulmasına ama pek beğenen de çıkmadı işin açıkçası. Kırmızı forma Örümcek Adam kostümüne benzetildi. Kırmızı’dan neden beyaza doğru değil de siyaha doğru geçiş var dendi. Turkuaz formaya zaten 2008’den takılmış durumda Türk futbol severler. Yetkililerden de bunun aksine formalara ilginin gayet iyi olduğu ve 200 binden fazla satışın gerçekleştiği yönünde bir açıklama geldi.

2003 yılında Türkiye Futbol Federasyonu almış olduğu kararla 23 yıllık forma sponsoru olan Adidas’la anlaşmasını yenilememiş ve Nike ile anlaşmıştı. Dönemin Adidas Türkiye Sportif Pazarlama Müdürü Rafet Bayraktar “Biz 23 yıldan bu yana Türk Milli Takımını destekliyoruz. 8-0’larda 5-0’larda takımın yanında sadece biz vardık.” diyerek sitemde bulunmuştu.

Milli maçlarda henüz kulüp formalarını çıkartıp milli formayı bir türlü giyemedik. Bu cümle hem mecazi hem de gerçek anlamında kullanılabilir. Bunun sorumlusu olarak tamamen taraftarları görmek çok gerçekçi olmaz. Taraftarlar gönül verdikleri kulüp takımlarının bile orijinal formalarını yeni yeni almaya başladı ülkemizde. Stat önlerinde hala korsandan geçilmiyor. Böyle bir ortamda pek çok kimse 140 TL verip kendine, 120 TL daha verip çocuğuna forma almaz, alamaz. Federasyon olarak bu konuda çok radikal kararlar alınmalı. Gerekiyorsa formalardan kar edilmemeli bir sonraki büyük turnuvaya kadar. Hatta federasyonun diğer sponsorlarıyla da anlaşmalar yapıp kampanyalarla formalar dağıtılmalı.

301111-ata-nv-2

Gelelim şu turkuaz meselesine. Gerçekten de zamanında Hakan Şükür’ün dediği gibi “Türkü az” mıydı bu rengin? Yoksa biz mi yeniliklere çok kapalıyız? Turkuaz bazı kaynaklara göre Türkiye’nin Akdeniz sahillerinin rengine verilen bir ad. Öyleyse neden Fransızca ‘turqouise’ bilinmez! Bazılarına göre ise menşei Tibetlilere ait olan bir mineral taş. Çok takılmamak lazım bu tarz şeylere. Milli forma da kullanılan bir rengin illa bayraktaki renklerden biri olmasına da gerek yok. İtalya’nın forma renkleri en başından beri “Gök Mavi”’dir mesela. 1911 yılında Macaristan’la maç yapacak olan İtalyanlar daha önceki 2 maçına da beyaz formayla çıkmıştır. Fakat bu maç Macarların da forması beyazdır. Bunun üzerine İtalyanlar da dönemin önemli ailelerinden Savoya ailesinin rengiyle yani mavi renkle maça çıkmışlar. O günden bu güne de hala ülkelerinin bayraklarında yer almayan o mavi renkle sahaya çıkar İtalyanlar. Hollanda’da da benzer bir durum var. Ülkenin ilk tasarlanan bayrağında kırmızı yerine turuncu şerit vardır. Ancak 17. yüzyılın ortalarında turuncu şeridin yerini kırmızı renk alır ve günümüze kadar bu şekilde gelir Hollanda bayrağı. Ancak Hollanda milli takım formaları hala turuncudur.

Burada önemli ve gerekli olan nokta bence formaların tasarımlarında her sene radikal değişiklikler yapmamaktır. Bu sayede taraftarların o formayı milli olarak benimsemesi daha kolay olacaktır. Tedarikçi firmanın ufak tefek dokunuşları illa ki olacaktır formaya, günümüzün endüstriyel futbol şartlarında buna engel olmak neredeyse imkansız. Ancak formanın ve renklerin özünü korumak eldedir. Hırvatistan milli takımı bunu yıllardır gayet güzel bir şekilde başarıyor. Şahsen aşağıdaki forma gibi bir milli formayı her sene görmekten hiç bıkmayabilirim.

Türkiye EURO 2000_ön