Ya Tutarsa?

Evet o gün geldi çattı. Birçok futbol severin beklediği gün. Futbolun bu sezon başladığı gün. Heyecanın, büyük umuların, belki yeni sürprizlerin başladığı güne geldik.. Premier Lig’in başladığı güne…

Premier Lig heyecanı bugün 14.30’da geçen sezonun flaş ekibi, bir rüyayı gerçekleştiren son şampiyon Leicester City’nin Hull City deplasmanı ile start alacak. Şüphesiz tüm gözler de son şampiyonda olacak. Transfer sezonunda kadrosunu fazla değiştirmeyen şampiyon, kadrodan yalnız N’Golo Kanté’yi Chelsea’ye kaptırdı ancak Nampalys Mendy (Nice), Ron-Robert Zieler (Hannover 96), Bartosz Kapustka (Cracovia Krakow), Luis Hernández (Sporting Gijón) ve Ahmed Musa (CSKA Moskova) transferleri ile kadrosunu güçlendirdi. Claudio Ranieri “Hedefimiz geçen sezon ile aynı. Yani ligde kalmak” dedi ve bu açıklamaya herkese ters köşe yapıp acaba yine çıtayı yüksek mi tuttu? Ancak bu sezon için şüphesiz Leicester’ın lig hedefinden daha çok Şampiyonlar Ligi hedefi konuşulacağa benziyor. Acaba Şampiyonlar Ligi’nde de hedefleri sadece grupta 4. sırada olmamak mı yoksa ???

Geçen sezonun ikincisi Arsenal’de ise transfer işleri pek de beklenildiği gibi olmadı denilebilir. Sezon öncesi transferi Granit Xhaka (B.Mönchengladbach) ile kadrosunu güçlendiren Arsenal sonrasında bir tek stopere Holding (Bolton) transferini yaparak savunma hattını güçlendirdi ve bu iki transfer dışında transfer yapmadı. Ligin ilk haftasında Liverpool ile karşılaşacak olan Arsenal’de tek umut şuan kurulu düzenin aynı şekilde işleyip bu sefer ikinci değil de birinci olmak..
Arsenal’in konuk ettiği Liverpool’da ise Jürgen Kloop geldikten sonra sistemini oturtmak için büyük çaba gösteriyor denebilir. Martin Skrtel, Jordon Ibe, Joe Allen ve Kolo Toure ile yollar ayrılırken Joel Matip (Schalke), Georginio Wijnaldum (Newcastle), Alexander Manninger (Augsburg), Ragnar Klavan (Augsburg) ve Sadio Mané (Southampton) kadroya katılan isimler oldular. Sezona iyi bir başlangıç yapmak ve sezonu iyi yerlerde bitirmek isteyen Liverpool’da bazı şeylerin değiştiğinin en büyük göstergesi, sezon öncesi hazırlık döneminde Barcelona karşısında alınan 4-0’lık galibiyetti.

Geçen sezon şampiyonluğu son haftaya kadar bırakmayan ve şampiyon Leicester’ın gölgesi gibi olan ancak son haftada üçüncü olan Tottenham ise sezona Everton deplasmanında başlayacak. Tottenham’da transferin sessiz takımlardan.
Southampton’dan Victor Wanyama ile sözleşme imzalayan Tottenham, Federico Fazio ile yollarını ayırdı ve kurulu düzeni bozmayarak belki de sezona iddialı girmenin yolunu arıyorlar.

Chelsea.. Şüphesiz geçen sezonun hayal kırıklığı yaratan takımlarından bir tanesi. Evinde West Ham United’ı konuk ederek sezona merhaba diyecek olan Chelsea geçen sezonu tamamen akıllardan silmenin peşinde. Geçen sezon Chelsea ile ilgili akıllarda kalan (yada kalması istenen) tek şey Tottenham’ın umutlarını tamamen bitiren Eden Hazard golü. Ancak teknik direktörlük koltuğuna Antonio Conte’nin gelmesi ile sistemde de köklü bir değişikliğe gitmeye hazırlanan Chelsea’de en büyük soru işareti şuan için 3-5-2’nin uygulanıp uygulanamayacağı. Transfer sezonunda Michy Batshuayi (Marsilya) ve N’Golo Kanté’yi kadrosuna katan Chelsea’de de büyük bir ayrılık olmadı.

Gözlerimizi Manchester’a çevirdiğimizde ise hem maviler için hem kırmızılar için sezon tam anlamıyla müthiş umutlarla başlıyor diyebiliriz. Manchester derbisinin yanı sıra Pep – Mou derbisine de ev sahipliği yapacak olan şehirde transferlerin de ardı arkası kesilmedi. Sezona Pep Guardiola ile başlayacağını duyurduktan sonra İlkay Gündoğan (Borussia Dortmund), Gabriel Jesus (Palmeiras), Nolito (Celta Vigo) ve John Stones (Everton) gibi transfer ile kadrosunu güçlendiren Manchester City’de kimseyle yollar ayrılmadı. Birkaç sezondur oynadığı kontrollü ve pas odaklı futbolu ile göze hitap eden City, Guardiola’nın pas-pas-pas sistemi ile çok daha başarılı bir sezon geçirmeyi hatta tam anlamıyla şampiyonluğu hedefliyor diyebiliriz. Ancak bu konudaki en büyük rakipleri şüphesiz şehrin kırmızıları..

Manchester United’da Sir Alex Ferguson’dan sonra koltuğun bir türlü sahibini bulamaması en büyük hayal kırıklıklarından biriydi ancak bu sezon en büyük devrim Jose Mourinho’nun o koltuğa geçmesiyle olacak gibi hatta oldu bile diyebiliriz. Mourinho geldikten sonra Zlatan İbrahimovic, Eric Bailly (Villareal), Henrikh Mkhitaryan (Borussia Dortmund) gibi transferler ile kadrosunu güçlendiren United’da en büyük gövde gösterisi Paul Pogba (Juventus – 105M €) ile yapıldı. Kadroda Schweinsteiger’in reserve takıma yollanması dışında da herhangi bir futbolcu ile yollar şuana kadar ayrılmadı ve şüphesiz ligde favori olarak gösterilen takımların başında Kırmızı Şeytanlar geliyor.

Gelelim benim favorime. Evi arabayı satın Liverpool’a basın. Şaka şaka satmayın o kadar da uzun boylu değil. Ancak insanın içerisinde hep bir umut olur ya hani o var bende. “Gerrard’ın ayağı kaymasaydı keşke” demek yerine “Coutinho ve Firmino neler yaptı be bu sene” demek istiyor insan. Leicester’ın geçen sezon yaptığı gibi bir sürpriz de Liverpol’dan gelmesini umut ediyorum diyelim. Her sezon başında umut ettiğim.. Kısacası “olmayacağını biliyor ama umut ediyor insan” diyebiliriz.

Ama burası da Premier Lig yani. Ya tutarsa?