Taç Çizgilerinin Ötesinde

 

Futbol bazılarına göre yirmi iki erkeğin bir topun peşinden koştuğu bir oyun, bazılarına göre sıradan bir oyundur. Sanılanın aksine futbol hepsinden ötedir. Kimi zaman bir çocuğun göz yaşı, kimi zaman bir insanın çocukluk travması, kimi zaman da bir çocuğun rüyasıdır.

Farazi v Kayra ‘dan bildiğimiz Onur İnal’ın (Kayra) kabuslarına giren bir oyundur futbol. 15 Mayıs 1994’de Karabükspor küme düştüğünde Kayra daha 15 yaşında bir çocuktu. 26 yaşına geldiğinde ise bu travmayı atlatamamıştı ve o maç için ”Mucizeye 1 Hafta” adında bir albüm yapmıştı.

Çoğu Fenerbahçe taraftarına ‘Çocukluk veya gençlik travmanız nedir?’ diye soracak olursanız şüphesiz büyük çoğunluğu 2006 yılında oynanan Denizlispor maçının cevabını verecektir. O gün direkten dönen top değildi, Fenerbahçelilerin çocukluğuydu, gençliğiydi, geleceğiydi…

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar filminde bir replik vardır: “…hayat fena halde futbola benzer…”. Hayatı istediğimiz zaman, istediğimiz gibi elimizde tutamayız. Tek kale oynadığımız maçta kontra ataktan bir gol yiyebiliriz. Hayat da böyledir işte. Her şey yolunda giderken bir sevdiğimiz ölebilir, sevgilimizden ayrılabiliriz. Kısacası hayattan kontra atak yiyebiliriz.

Futbol öyle bir tutkudur ki savaş alanlarında bile aklımızdan çıkmaz. 1. Dünya Savaşı sırasında ülkeler arasında saatlik ateşkesler olduğunda yaralı askerler tedavilerini olur, kalanlar ise aralarında futbol maçı yaparlarmış.

Size “herhangi bir şeyi 90 dakika görmek için binlerce kilometre yol gideceksiniz, maaşınızın bir kısmını orada bırakacaksınız ama sonunda kesin bir mutluluk yok, bunu yapar mısınız? ‘  diye sorsalar herhalde cevap olarak alaycı bir bakış atarsınız fakat işin içine futbol girdiğinde bütün işler değişir. Bir deplasman için sevgilisini, eşini, anne veya babasını karşısına alabilir bir insan. Aslında bu konuyu en iyi özetleyen kişi Hikmet Karaman’ın eski eşi olmuştur mahkemede hakime söylediği ‘Kocam beni her deplasmanda aldattı’ cümlesiyle… Aslında biz de öyleyiz. Her deplasmanda sevdiğimizi, bir takım ile aldatıyoruz.

Siz hiç en yakın arkadaşınızın acısıyla dalga geçer misiniz? Veya dalga geçmek yerine onun acısını paylaşıp, ona destek mi verirsiniz? Konu eğer o yuvarlak topsa hiçbirini yapmazsınız. Maç bittikten sonra ertesi günün olmasını dört gözle beklersiniz çünkü ortada dalga geçilecek bir kişi, eğlence yaratılacak bir ortam vardır.

Tüm bunlar futbolun içinde olan, futbol ile yatıp kalkan biri için bilinen ve yaşanılan şeylerdir. Futbolla ilgilenmeyen, futboldan kaçanlar ise bu oyunun yani bu hayatın gerçekliklerinden kaçıyor demektir. Unutmayın, o top filelerle buluştuğunda bizim de hayatımız güzelleşecek.