Her İhanet Sevgiyle Başlar

Tarihler 28 Temmuz 2015’i gösterdiğinde Fenerbahçe, resmi sitesinden ‘Ekpe Udoh Fenerbahçe’de‘ adı altında bir haber yayımladı. 2010 NBA Draftı’nda Golden State tarafından 6. sıradan seçilmiş, savunma yönüyle bilinen siyahi bir uzundu fakat Golden State’te istediği sürüleri bulamamış ve 13 Mart 2012’de Monta Ellis ve Kwame Brown ile birlikte Andrew Bogut ve Stephen Jackson karşılığında Milwaukee Bucks’a takaslanmıştı. Orada da tutunamayan Ekpe, sene sonunda serbest kalmış ve Los Angeles Clippers ile sözleşme imzalamıştı. İstediği ortamı bir türlü bulamayan Nijerya asıllı pivot, sadece maç sonlarında süre alır konuma gelmişti ve sene sonunda kontrat dahi bulamamıştı.

Yeni bir yapılanmaya giren Fenerbahçe radarını NBA’e çevirmişti ve Hidayet Türkoğlu’nun danışmanlığında Ekpe Udoh’u gözlemlemeye başlamıştı. Hidayet’e göre iyi bir boyalı alan savunmacısıydı ama sadece o kadardı… Fakat Zeljko ona güvenerek transferini istedi ve Udoh’la sözleşme imzalandı.

Dünya üzerinde -kendisi de dahil- Obradovic’ten başka kimse ona güvenmiyordu. İlk geldiğinde ortamı küçümsediği için idmanlara çıkmayan, sakatlığı olmamasına rağmen sakatlığını bahane edip maçlarda oynamak istemeyen bir Udoh vardı ama koç onun yeteneklerinin farkındaydı. Zamanla ortama alışan Ekpe koçun ona inandığının farkına varıp taraftarın da desteğini alarak kendini Avrupa’ya adapte etmişti. Hücumda kısıtlı özellikleri olan Udoh, oyununa tepeli oyunda doğru adamı bulmak, orta mesafe şut atmak, pick&roll oyunu gibi özellikler eklemişti. Oyunda her geçen gün kendini belli eden Udoh taraftarın da büyük sevgisini kazanmıştı. Öyle ki Real Madrid serisinde binlerce kişi ‘tapma hareketi’ yaparak adını haykırmıştı.

İlk sezonunda Euroleague’in korkulan adamı olan Udoh rakiplerinin potaya yaklaşmasına dahi izin vermiyordu. Sezonu 2.3 blok ortalamasıyla kapatan Udoh bu alanda lig lideri olmuştu ve taraflı tarafsız herkesin sevgisini kazanmıştı. Final Four Finali’nde Cska Moskova’yla karşılaşan Fenerbahçe büyük bir şok yaşayarak yenilmişti ve mükemmel geçen sezonu Euroleague ikincisi olarak kapatmıştı.

Yeni sezon öncesi çıkan haberlere göre NBA’den bir çok teklif alan ve gitmesine kesin gözüyle bakılan Ekpe Udoh, Fenerbahçe’yle sözleşme yenileyerek Sarı Lacivertli ekiple yola devam etmişti. Sene başındaki açıklamalarında sahip olduğu her şeyi Obradovic’e borçlu olduğunu söyleyen ve “Obra isterse ölebilirim!” diyen Udoh, yeni sezona geçen seneye göre daha da hırslı başlamış ve her saniye CSKA maçını hatırladığını söylemişti. Saha içinin yanı sıra saha dışında da bir çok aktiviteye katılan Ekpe Udoh, Fenerbahçe Koleji’nin karne gününe katılmış, futbol takımının maçlarına gitmiş ve en ilginci Atatürk’le ilgili bir çok araştırma yapıp Atatürk kitapları okumaya başlamıştı. Ekpe Udoh çılgınlığı günden güne daha da tırmanıyordu öyle ki sırf onun için bir çok insan Ekpe’nin Kitap Kulübü‘ne üye oluyordu. Sezon devam ederken yine mükemmel ortalamalarla oynayan Udoh, bu senenin de blok lideri olmuştu ve her ne kadar ödülü kazanamasa sa bir çok insana göre yılın savunmacısı olmuştu.

Final Four öncesi “Kariyerimi burada bitirmek istiyorum. Bu yüzden ilk önceliğim Türkçe öğrenmek” demişti ve Fenerbahçe’de kalacağına dair mesajlar vermişti. Final Four’da önce Real Madrid’i sonra da finalde Olympiakos’u geçen Fenerbahçe, geçen sene havada kalan ribaundu almıştı ve Ekpe Udoh finallerin MVP’si seçilmişti.

Devam eden Türkiye Ligi’nde de şampiyon olan Fenerbahçe, böylelikle sezonu 3 kupayla kapatmıştı ve Avrupa’nın tartışmasız kralı olmuştu. Peri masalı gibi geçen sezonda Fenerbahçelilerin aklındaki en büyük soru işareti Bogdan Bogdanovic’in gidip gitmeyeceğiydi. Sene içinde Sacramento Kings yöneticileri tarafından bir çok kez izlenen Bogdan beklenileni yapıp Fenerbahçe’ye veda etti ve NBA’in yolunu tuttu. Bogdan taraflı tarafsız bütün Fenerbahçeliler’in saygısını ve desteğini kazanarak NBA’e gitmişti fakat Bogdan’ın gittiği günden sonra Fenerbahçelilerin dünyasını yıkan bir haber gelmişti ve Ekpe Udoh, Utah Jazz’la 2 milyon dolar’ın altında bir sözleşme imzalayarak NBA’in yolunu tutmuştu bir anda. Gitmeden 1 hafta önce ‘NBA’e gitmem için olağanüstü bir teklif olması lazım. O teklif de gelirse Obradovic’le konuşup ne yapacağımıza karar veririz’  diyen Udoh, gelen ilk teklifte NBA’in yolunu tutmuştu ve bunu, burada kazandığının yarısını kazanmak için, NBA’in en iyi uzunlarının arasında olan Rudy Gobert’in arkasında beklemek için kabul etmişti. Ekpe’nin de dediği gibi gerçekten de inanılmaz bir teklifmiş çünkü bu ortamda bu teklifi kabul etmek inanılır gibi değil bana göre. Avrupa’nın açık ara en iyi uzunu olan,taraftarın açık ara en çok sevdiği oyuncu, isterse ölürüm dediği adamı, kimse ona inanmıyorken ona inanan tek kişiyi, basketbolu sıfırdan öğreten adamı, ona aşık milyonlarca insanı, gelen ilk teklifi kabul ederek gitmişti ve bunların hepsi 3 gün içinde gerçekleşerek olmuştu ve hiçte hesapta yokken.

Obradovic gibi bir koç varken yeri dolmayacak oyuncu yoktur fakat buradaki sorun Fenerbahçe’nin bir oyuncuyu bedeliyle kaybetmesi değil; Fenerbahçe’nin bütün dinamiklerini kullanıp, ona inanan milyonlarca insanı ve en önemlisi ona inanan tek insanı bir anda ortada bırakması. Kimileri verdiklerinden dolayı gidişine onun adına sevinebilir fakat ben ve benim gibi bir sürü insan hala böyle bir ayrılığı kaldıramıyor.

 

Söylemek istediğim daha bir sürü şey var fakat duygularıma tercüman olacak kelimeleri bulamıyorum. Umarım pişman olmazsın ve burayı özlemezsin çünkü sen bir daha dönmek istersen biz yine kanıp yine seni kabulleniriz. Hoşçakal Ekpe.